Sayfalar

18 Eylül 2013 Çarşamba

BAM, BAM, BAM!

Güçlü rakibi karşısında oynadığı 5 maçın 3'ünü kazanmış bir Galatasaray olarak sahaya çıktı takım dün gece. Maça da iyi başladı. Ortasahanın mücadele anlamında hakimi Galatasaray idi. Ama savunma artık alarm vermeyi bırakıp infilak etti.

Şampiyonlar Ligi-Bozgun: 1-6



Maçın ilk 30 dakikasında gerçekten oynamaya çalışan bir Galatasaray vardı. Bu sezon ilk maçına çıkan Riera ve Dany beklenenden daha bir iyi oyun çıkarıyorlardı. Koşmuyor dile eleştirilen Burak top rakipteyken zaman zaman etkili preslerle rakibi top kaybına zorluyordu. Ama yine de bir sorun vardı, rakibin en zayıf noktası kanat bekleri olmasına rağmen Galatasaray rakibin en sağlam yerinden göbeğinden atak yapmaya çalışıyordu. Bunun nedeni şüphesiz kadro seçimi ve dizilimdi.

Maçtan önce, Fatih Terim'in oynanan 3 maçtan ders çıkararak Burak Yılmaz ile başlamayacağını, Drogba tek başına ileride oynayıp, MP Antalya maçının iyilerinden Sabri ve Amrabat ile  Drogba'yı kanatlardan besleyeceğini düşünmüştüm. Ama Fatih Terim bizi yine yanılttı ve sisteminden ödün vermedi. Siteminden ödün vermezken oyun stilinden de vazgeçmedi. Olmayan takım savunmaası, olmayan duran top organizsyonları, olmayan duran top savunması ile Galatasaray'ın sonunu hazırlayan temel neden kendisi oldu.

İlk yarım saat takımın iyi oyunu ve mücadelesi biraz da kendi sonu gibi oldu. Real Madrid bir süre sadece bekledi, bekledikçe açıklar verdi. Melo'nun önce şutla, sonra topukla, daha sonra da kafayla yokladığı kaleden golü bir türlü çıkaramadı. Oysa ki böyle maçlarda bulduğun golü atamazsan sonuçlarına katlanırsın. Ki en sonunda da öyle oldu. 50 metre yüksekten atılan topa Eboue'nin amaçsız defansı, Chedjou'nun Eboue'ye aşırı güveni sonucunda Isco hayatının en kolay gollerinden birini attı. Golden sonra biraz daha temposunu korumaya çalıştı takım, Drogba'nın sakatlığından sonra ilk devre yaklaşık 10dklık bir bölümü eksik tamamladı daha da yoruldu.

Yani kısacası bizim yapmamız gerekeni Real Madrid yaptı, aynı geçen seneki Manchester United maçında Ferguson'un yaptığı gibi. Takım savunması ile geride bekledi, hızlı hücumla tek bir hatada cezayı kesti.

Maç sonunda Fatih Terim yaptığı açıklamada ilk 30 dakika iyi oynadığımız sistemimizin tuttuğunu söyledi, ama o sitemi henüz formlarının tepesine ulaşamamış oyuncularla oynadığımız için ancak 30 dakika dayanabildi takım. İkinci yarı herkes oyundan düştü. Ne ortasahada kafa topu alabildik ne de öne top taşıyabildik. Amrabat'ın soldan ortaladığı topu da Burak neredeyse boş kale denebilecek bir pozisyonda değerlendiremeyince  takım iyice düştü oyundan. Form durumu ne olursa olsun her rakibe aynı oyunu oynamaktan vazgeçmeyen, her rakibe önde basmaktan bıkmayan Galatasaray bunun cezasını birkez daha çekmiş oldu. Ama bu kez kabul edilemez bir skorla, tarihe geçen bir maçla.

Maçın önemli anlarından biri de Real Madrid'e karşı duran toptan yine gol yememizdi. 2008'de Avrupa Kupası'ndaki milli takımın çektiği sıkıntıyı şimdi Galatasaray çekiyor. Yine bir Real Madrid maçı ve yine duran toptan gol yeme klişesi.

Ve Drogba. Drogba oyundan çıkana kadar üç bölgeyi birden idare ediyordu geri gelip oyun kuruyor, şişirilen topları indiriyor, kanata geçip orta pozisyonu arıyordu. Bu sayede ileride bu kadar eksik görünmüyorduk ama Drogba sakatlandıktan sonra rakip yarı sahada hiç top tutamadık ve sürekli pozisyon yedik. Drogba olmayınca bir B planımızın olmaması da başlı başına bir sorundu.

Selçuk-Melo-Engin ortasahasının da artık bu şekilde oynatılmaktan da vazgeçilmesi gerekiyor. Selçuk'u kanata koymak bu adamı ve takımı bitirmek demektir. Eğer bu üçlü ortasaha ve önlerinde Sneijder, değil Galatasaray'da dünyanın hiçbiryerinde oynayamazlar. Selçuk ve Melo'nun göbekte oynadığı, Sneijder'in onların önünde olduğu bir ortasahaya dönmek en mantıklısı (gerçi bu konuya bir önceki yazıda da değinmiştim kaçıranlar için bkz.http://hayaletforvet.blogspot.com/2013/09/sistem-kadro-derinligi-adam-secimi.html ) ve aynı şekilde Sneijder'i ona ayak uydurabilecek iki kanat oyuncusundan mahkum oynatmak, onu hiç oynatmamaktan daha kötü Sneijder için. Böyle oynadığı sürece günden güne taraftarın gözünde de kredisi tükenecektir. Ve Galatasaray bu şekilde oynadığı sürece çözülmesi çok kolay bir takım olmaya devam edecektir.

Özetlemek gerekirse, Galatasaray dün dersini iyi çalışmış gibi çıktı sahaya oysa ki sadece eski sorulara bakmış bir öğrenciydi. Sorular çalışmadığı yerden gelince, sınavın ilk yarım saatinde kağıdı verdi ve sıfır almaya razı oldu.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder